Merhaba.Bu site, film seçiminizi kolaylaştırmak amacıyla kurulmuştur.
Filmler 'Çıkış Tarihi Azalan' göre sıralanmaktadır. Yandaki Büyüteç simgesine tıklayarak değiştirebilirsiniz.

  • "biri kendisine saatleri ayarlama enstitüsü adında, tam uyarlamalık bir romanın varlığından söz etse ne iyi olurdu."
  • "amerikan sinemasının alternatif yüzünün başarılı temsilcisi.90'ların simgelerinden."
  • ""kullandigi ampulun marka ve modelini soylese de evlerimizi birer fincher setine donustursek" dedigim yonetmen. *"
  • "bi the game'i seyretmemiştim onuda seyrettim ve tapma kararı aldım bu elemana..."
  • "tek bir falso vermedi simdiye dek.seven, game, fight club. hepsi de cok ilgi gordu gormeliydi de"

David Fincher

David Fincher (7,85) Filmleri / Hepsi (16)

Sayfa 1 / 1 (16 )FirstPrev1NextLast v
Tip grid:Not filtered
Puan grid:Not filtered
Puanlayan grid:Not filtered
Yapım Yılı grid:Not filtered
Tür grid:Not filtered
Süre grid:Not filtered
Tarih grid:Not filtered
Yönetmen grid:Not filtered
Senarist grid:Not filtered
Başrol grid:Not filtered
Mindhunter (Dizi)
Puan:
8,6
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Caçador de Mentes
Tarih:13 Ekim, 2017
Yönetmen: David Fincher
Senarist: John Douglas
Başrol: Jonathan Groff
Gone Girl
Puan:
8,1
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:01 Ekim, 2014
Yönetmen: David Fincher
Senarist: Gillian Flynn
Başrol: Ben Affleck
House of Cards (Dizi)
Puan:
8,8
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Kuca od karata
Tarih:01 Şubat, 2013
Yönetmen: James Foley
Senarist: Kate Barnow
Başrol: Kevin Spacey
Side by Side
Puan:
7,6
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:22 Ağustos, 2012
Yönetmen: Christopher Kenneally
Senarist: Christopher Kenneally
Başrol: Derek Ambrosi
The Girl with the Dragon Tattoo
Puan:
7,8
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:20 Aralık, 2011
Yönetmen: David Fincher
Senarist: Steven Zaillian
Başrol: Daniel Craig
The Social Network
Puan:
7,7
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:01 Ekim, 2010
Yönetmen: David Fincher
Senarist: Aaron Sorkin
Başrol: Jesse Eisenberg
Logorama
Puan:
7,5
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:01 Ocak, 2010
Yönetmen: François Alaux
Senarist: François Alaux
Başrol: Bob Stephenson
The Curious Case of Benjamin Button
Puan:
7,8
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:25 Aralık, 2008
Yönetmen: David Fincher
Senarist: Eric Roth
Başrol: Cate Blanchett
Zodiac
Puan:
7,7
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:02 Mart, 2007
Yönetmen: David Fincher
Senarist: James Vanderbilt
Başrol: Jake Gyllenhaal
Panic Room
Puan:
6,8
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:29 Mart, 2002
Yönetmen: David Fincher
Senarist: David Koepp
Başrol: Jodie Foster
Being John Malkovich
Puan:
7,8
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:24 Kasım, 1999
Yönetmen: Spike Jonze
Senarist: Charlie Kaufman
Başrol: John Cusack
Fight Club
Puan:
8,8
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:15 Ekim, 1999
Yönetmen: David Fincher
Senarist: Chuck Palahniuk
Başrol: Edward Norton
The Game
Puan:
7,8
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:12 Eylül, 1997
Yönetmen: David Fincher
Senarist: John D. Brancato
Başrol: Michael Douglas
Se7en
Puan:
8,6
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:22 Eylül, 1995
Yönetmen: David Fincher
Senarist: Andrew Kevin Walker
Başrol: Morgan Freeman
Alien³
Puan:
6,4
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:22 Mayıs, 1992
Yönetmen: David Fincher
Senarist: Dan O'Bannon
Başrol: Sigourney Weaver
World War Z 2
Puan:
0,0
Puanlayan:
0
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:01 Ocak, 1800
Yönetmen: David Fincher
Senarist: Max Brooks
Başrol: Brad Pitt
Kayıt Sayısı 16
Sayfa 1 / 1 (16 )FirstPrev1NextLast v
Show filter builder dialogFiltre Yarat 


  • comment image

    öncelikle "hacı david fincher, dave grubeck'in romanından uyarlama butter milk with turkish potatoes filmiyle beyazperdeye geri dönüyormuş" şeklinde atlanmaması gereken bir yönetmendir. zira kendisi haim fresco desteğiyle transfer yapan galatasaray misali sürekli değişik isimlerle anılmasına rağmen, taraftarına 0 sonuç göstermektedir. bu konudaki iyi niyetli yazar arkadaşların düştüğü tuzaklara bir kaç örnek vermek gerekirse:
    (bkz: #1192098)
    (bkz: #2036478)
    (bkz: #3214256)
    (bkz: #6267507)

    demek ki kendisini filmin bayrağıyla poz verirken görmeden inanmamak gerekiyormuş.

    bu muhterem ile ilgili ikinci mühim nokta ise, filmlerinin hiçbirinde adam akıllı güneş yüzü göstermemesidir. (şimdi espri olsun diye, vampirlikle, güneş alerjisiyle ilgili esprilerle yazıyı şekillendirebiliriz, mamafih bu hamle yazının vakarını alır götürür, bizi konuya ilgi çekmeye çalışan dergi yazarına çevirir efenim, kaçınıyoruz)
    genellikle film-noir kalıplarına yanaşan bir yönetmen olduğu için bu karanlık atmosferlerini ayrıca sevip sayıyor, bir gün kalkıp fargovari bembeyaz bir kara film çekse dahi hoş olabileceğini düşünüyoruz.

    ayrıca fincher'ın klip-reklam yönetmenliğiyle iştigalini de bilmeyen yoktur. kendisinin evvelinden madonna'nın pek çok tabuyıkıcı klibini de yönetmişliği, video klip sektöründe bir devrime kaşesini basmışlığı vardır.
    reklam-video klip sektöründen sinemaya geçen yönetmenlerin *gençleri fevkalade yakaladığını gördüğümüz bu dönemlerde, david fincher da adamakıllı senaryolarla çalışarak bu avantajı lehine kullanmış, hayranlarını "macun çekse izlerim abi" kıvamına getirmiştir.

    son olarak filmografisine gayet sığ bir şekilde, ufak bir bakış atacak olursak:

    1. alien 3(asıl ismi "alien'ın kübü" şeklindedir, 3 üstte olmalıdır): her alien filmi, sinemaya yeni bir yönetmen kazandırır önerisinin üçüncü ispat belgesi olarak bu film fincher'ın kariyerine ivme kazandırdı. ripley saçını kazıttı, düşmanları iyice azıttı, iğfal etmeye kalktı filan, tuhaf filmdi vesselam. ama pek çok eleştirmen ile birlikte yönetmenin kendisine de yaranamadı film, yapımcıyla olan anlaşmazlıklarla birlikte, çektiğinden pişman olduğu yegane eseri belki de.

    2. se7en: hani nasıl derler, bazı filmler çıkar, "çok iyi film, şahane, muazzam, muntazam" gibi kelimeler tamamlamaz onu, 'sıkı film' dersiniz, insana maço bir his enjekte eder, bir yandan da atmosferiyle, oyunculuklarıyla mesafeli olurlar. işte o -zorlama- manada diyorum ki, sıkı bir filmdir se7en.

    3. the game: doksanların sonlarına doğru, show tvde akşamları yayınlanan filmler gibidir. belirli dozda aksiyon, entrikalar, gerilim, ve o keskin sinematografi, sanki tüm filmleri aynı görüntü yönetmeni çekmiş gibi. the game'in bu filmlerden en büyük sıyrılışı ise, gerçekten filme tekrar göz atmaya neden olacak kadar sürpriz olan finalidir. bir de sean penn, deborah kara unger gibi ustaların döktürüşleri vardır. neticede ilk olarak bir akşam show tvde izlediğim ve çok beğendiğim filmdir.

    4. fight club: hakkında en çok konuşulan, dolayısıyla hakkında en az konuşacağım david fincher filmi. chuck palahniuk'un insan beynine "iyi gelen" efsane romanını, tam da çağımız görsel estetiğine uygun bir biçimde peliküle yolladı üstad, sonra çağladı, patladı, yıktı ortalğı film tabiri cazise..

    5. panic room: fincher'ın boğucu atmosferden vazgeçmediği filmlerden. aynı zamanda son günlerde sayıları epey artmakta olan "afişinde endişeli bir jodie foster suratı olan filmler" kategorisini kullanıma açmıştır. önceki 3 filmin başarısına yetişememiş, kimisinin beğendiği, kimisinin bi git allasen diyerek yaklaştığı bir gerilim denemesi olmuştur.

    bu arada kendisi son olarak zodiac filminin çekimleriyle meşgul olmakta. hatta bitirmiş bile diyebiliriz, yine ne olur ne olmaz diyerek filmin başrollerinde jake gyllenhall ve robert downey jr.'ın bulunacağını belirtip bu uzun ve kimsenin okumayacağı yazımı bitiyorum.


    (charles h duell - 7 Ağustos 2006 23:29)

  • comment image

    fight club'daki creditsten** bir alıntı*:

    warning
    if you are reading this then this warning is for you. every word you
    read of this useless fine print is another second off your life. don't
    you have other things to do? is your life so empty that you honestly
    can't think of a better way to spend these moments? or are you so
    impressed with authority that you give respect and credence to all who
    claim it? do you read everything you're supposed to read? do you think
    everything you're supposed to think? buy what you're told you should
    want? get out of your apartment. meet a member of the opposite sex.
    stop the excessive shopping and masturbation. quit your job. start a
    fight. prove you're alive. if you don't claim your humanity you will
    become a statistic. you have been warned...... tyler


    (genk - 8 Ağustos 2004 15:26)

  • comment image

    iyi yönetmen olduğunu, filmlerini (özellikle the curious case of benjamin button) beğendiğimi yazınca delinin biri tarafından bayağı bir aşağılanıp, sinema bilgime falan bayağı bir giydirilmiş yönetmen bozuntusu. ben de kızdım şimdi bak. ibne david düzgün film çek lan, adam bize patlıyo amk.


    (597 - 11 Ekim 2014 01:12)

  • comment image

    haklı yere yüceltilen kişi. bu şahsiyetin filmlerini beğenen, her ortamda övgüyle bahseden, sinema dünyasının duayeni olarak kabul eden kişinin kafasını seveyim, kabul etmeyene bir şey yapmayayım. ayıp hakikaten.


    (got damn shit the bed - 13 Nisan 2012 01:43)

  • comment image

    "kullandigi ampulun marka ve modelini soylese de evlerimizi birer fincher setine donustursek" dedigim yonetmen. *


    (meta - 2 Kasım 2014 23:43)

  • comment image

    kendisi hakkında ne zamandır yazmaktı niyetim, gone girl buna vesile olsun.

    en sevdiğim yönetmendir. martin scorsese gibi koca bir çınar hayattayken yaşayan en iyi yönetmen demek belki biraz abartıya kaçabilir ama 70'lerde sinema dünyasına adım atan scorsese gibi ustaları bir kenara koyarsak, kanımca yaşayan en iyi yönetmendir.

    evet birçoğumuz kendisini ilk dönem filmleriyle sevdik. fight club'ı izleyip tapmayan kaç kişi vardır şu evrende? ya da se7en'ı izleyip gerim gerim gerilmeyen? the game'i izleyip de sonunda yok artık ali sami tepkisi vermeyen? bugün için yönetmenin en sevdiğimiz 5 film listesini yapsak ilk dönem filmlerini ilk 5'e koyar, birçoğumuz da fight club ile seven'a ilk 2'yi veririz. ve hatta kısmen burun kıvrılan the game, fincher dışında bir yönetmenin filmi olsa kariyerinin zirvesi olabilecek denli kalitede bir filmken, fight club ile seven arasında çekildiğinden dolayısıyla bu iki filmin gölgesinde kalmıştır.

    2000'lerden itibaren ilk dönem filmlerini arattığı ve hatta bozduğu söylenir ki ben de her ne kadar ilk dönem filmlerini daha çok sevsem de bozduğuna katılmıyor, bilakis yönetmenlik olarak kendisini oldukça geliştirdiğini düşünüyorum.

    zodiac, birçoklarınca sıkıcı bayık bulunan bir filmdir. fakat yönetmen işi olarak bakarsak yönetmenin olgunluk ürününün ilk filmidir bu. pek çok sinema eleştirmenince zodiac yönetmenlik harikası olarak görülür.

    the social network, çoğunluğun burun kıvırdığı 'naptın be fincher' serzenişinde bulunduğu bir filmdir. fakat bu film fincher'ın yönetmenlik olarak zirvesidir. pek de çekici olmayan bir öyküden seyir zevki yüksek bir film çıkarmıştır.

    son filmi gone girl. herhalde evliliğe dair bundan daha iyi bir film çekilemezdi.

    en zayıf halkası olarak görülen panic room ki gerilim sinemasi içinde bir başyapıttır. evet öykü sabun köpüğüdür fakat gerilim olarak izleyeni gerim gerim germektedir.

    görülüyor ki kendisine panic room gibi zayıf bir öykü verildiğinde o öyküden olabilecek en iyi gerilimi çıkarmakta, seven gibi güçlü bir hikaye verildiğinde bir başyapıt çekmekte, zodiac gone girl gibi öyküler verildiğinde de yönetmenlik harikası ürünler ortaya koymaktadır.

    kendisine kariyerini bitirmeden seven ayarında bir öykü daha gelmesi en büyük dileğim. böyle bir öykü gelsin de, sinema tarihinin köşe taşlarından birine daha imza atsın.


    (seryer - 14 Aralık 2014 00:03)

  • comment image

    fincher'ın setinde tuvalet molaları yasakmış. zodiac'ın çekimi sırasında robert downey jr., fincher'ın bu kuralını protesto etmek için işeyerek doldurduğu kavanozları setin dört bir yanına bırakmış.

    aynı sahneyi en az 70 kere çekmek gibi kubrickvari bir ilkesi de varmış. yine zodiac'ın setinde, jake gyllenhall bir sahnenin ilk 35 çekiminden sonra isyan edince, aktörün direncini kırmak için o ilk 35 çekimi sildirmiş.

    http://www.salon.com/…at_their_actors_like_garbage/


    (ventolin - 17 Mart 2016 10:55)

  • comment image

    genç deha..amerikan sinemasına yeni bi soluk getirdi, academynin gıcık kaptığı yönetmenlerden...onu bu zamanın hitchcock u olarak görüyorum bir çok tabuları yıktı..sinema tarihinin en uç ve farklı filmlerinde imzası war..
    bu arada esas mesleği olan klip yönetmenliğinide ihmal etmedi.. (bkz: a perfect circle) ın judith klibini o yönetmiş..


    (cameltosis - 12 Kasım 2000 15:17)

  • comment image

    facebook'la ilgili film çekmekle gayet de iyi yapacak yönetmen. neyle ilgili film yapmasına gerek var da facebook'la ilgili film yapmasına gerek olmasın. çekeceği film gayet de güzel olacaktır ayrıca ne olursa ols... bi dakka başlık facebook değil, benim nick de guru değil. lan...


    (codename47 - 25 Haziran 2009 17:20)

Yorum Kaynak Link : david fincher




ARAMA
Film Adı/Konu

Puan/Oy/Yıl

Kişi

Tür

Ülke

Taglar

Sıralama Şekli

Seçimler